Kendine özgü yoğun aroması nedeniyle kimilerinin tabağından eksik olmayan, kimilerinin ise kokusundan ötürü yanına yaklaşmadığı kereviz, maydanozgiller ailesinin en karakteristik üyelerinden biridir. Anayurdunun Akdeniz havzası ve Kafkasya bölgesi olduğu kabul edilen bu köklü sebzenin yabani akrabalarına Mısır, Cezayir, Hindistan, Çin, Yeni Zelanda ve İsviçre’nin güney kesimlerinde sıkça rastlanır. Dilimizdeki kereviz sözcüğü de bitkiyi tanımlayan Arapça ve Farsça kökenli “kerefs” kelimesine dayanır.
Kerevizin faydaları, düşük kalorili yapısının çok ötesine geçer: yüksek su ve lif içeriği, K vitamini yoğunluğu ve apigenin ile luteolin gibi flavonoidleri sayesinde beslenme düzeninizde işlevsel bir yere sahiptir. Bu rehberde kerevizin besin değerlerini, vücut üzerindeki etkilerini, kereviz suyu ve sapının katkılarını, dikkat edilmesi gereken noktaları ve mutfakta doğru kullanımını bir arada bulacaksınız.
Kerevizin Mikronütrient Profili ve Makro Besin Değerleri
Kereviz, kalorisi düşük olmasına karşın vitamin ve mineral yönünden dikkat çekici bir profile sahiptir. Yapısının yaklaşık %95’i sudan oluşur; buna yüksek çözünür ve çözünmez lif içeriği eşlik eder. Bu ikili, hem tokluk hissini hem de bağırsak düzenini destekleyen temel unsurdur.
- Yoğun vitamin desteği: Öne çıkan besin ögesi K vitaminidir; ayrıca A vitamini, C vitamini ile B2 ve B6 vitaminlerini bir arada barındırır.
- Esansiyel mikronütrientler: Hücre bölünmesi ve DNA sentezi için gerekli olan folat (B9), elektrolit dengesinde belirleyici olan potasyum, manganez ve pantotenik asit (B5) içerir.
- Düşük glisemik yük: Kerevizin glisemik indeksi oldukça düşüktür; bu özellik kan şekeri dengesini gözetenler için kerevizi kullanışlı bir seçenek yapar.

Kereviz sapının 100 gramındaki temel besin değerleri (USDA FoodData Central):
| Besin Ögesi | 100 g Kereviz Sapı |
| Enerji | 14 kcal |
| Su | ≈ %95 |
| Karbonhidrat | 3 g |
| Lif | 1,6 g |
| Protein | 0,7 g |
| Potasyum | 260 mg |
| Sodyum | 80 mg |
| K vitamini | 29 µg |
Kerevizin Faydaları Nelerdir?
Kerevizin sağlığa faydaları büyük ölçüde üç unsurdan doğar: yüksek su ve lif içeriği, potasyum-sodyum dengesi ve apigenin ile luteolin başta olmak üzere flavonoid içeriği. Aşağıdaki başlıklar, kerevizin dengeli bir beslenme düzeni içinde hangi alanlara katkı sunabileceğini toparlıyor. Kereviz tek başına bir tedavi aracı değil, bu düzeni destekleyen bir besindir.
Sindirim Sistemini Ve Bağırsakları Destekler
Kerevizdeki çözünmez lif bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olurken, çözünür lif bağırsak mikrobiyotasındaki faydalı bakteriler için besin kaynağı oluşturur. Yüksek su içeriği de dışkı kıvamını yumuşatarak kabızlık şikayeti olan bireylerde rahatlama sağlayabilir. Çiğ tüketimde bu etki daha belirgindir.
Ödem Ve Şişkinliğin Azalmasına Yardımcı Olabilir
Kereviz, yapısındaki uçucu bileşenler ve yüksek potasyum içeriği nedeniyle hafif diüretik (idrar söktürücü) etki gösterebilir. Bu etki böbrek filtrasyonunu destekleyerek vücutta tutulan fazla sıvının atılmasına katkı sağlayabilir. Yine de ödem şikayeti sürüyorsa, nedeni bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Kan Basıncının Dengelenmesine Katkı Sağlayabilir
Kan basıncı ve kereviz ilişkisi üzerine yapılan çalışmalar, kereviz tohumu özünde bulunan 3-n-bütilftalit (3nB) bileşiğine odaklanır. Hafif ve orta düzeyde hipertansiyonu olan 30 katılımcıyla yürütülen bir pilot çalışmada, günde iki kez 75 mg kereviz tohumu özü alan katılımcıların altı hafta sonunda kan basıncı değerlerinde düşüş kaydedilmiştir (Madhavi ve ark., 2013). Bu sonuçlar umut verici olsa da küçük örneklem üzerinden elde edilmiştir; kerevizin ilaç tedavisinin yerini almadığını unutmamak gerekir.
Antioksidan Koruma Sağlar
Apigenin ve luteolin, kerevizin öne çıkan iki flavonoididir. Bu bileşiklerin hücreleri oksidatif stresten koruyucu ve enflamatuar yanıtları dengeleyici etkileri, hem hücre kültürü hem de hayvan modellerinde gösterilmiştir (Kooti ve Daraei, 2017; Salehi ve ark., 2019). İnsan çalışmaları henüz sınırlı olduğundan, kerevizi antioksidan açısından zengin bir sebze olarak değerlendirmek en doğru yaklaşımdır.
Bağışıklık Ve Hücre Sağlığını Destekler
Kerevizin C vitamini ve fitokimyasal içeriği, bağışıklık sisteminin olağan işleyişine katkı sunar. Folat içeriği ise hücre yenilenmesi ve DNA sentezi için gereklidir. Bu nedenle kereviz, özellikle çiğ ya da hafif buharda pişirilmiş haliyle mevsimsel beslenme düzenine rahatlıkla eklenebilir.

Kalp Sağlığı Ve Kolesterol Dengesini Gözetir
Lif açısından zengin sebzelerin düzenli tüketimi, LDL kolesterol düzeylerinin yönetiminde destekleyici bir rol üstlenir. Kerevizdeki potasyum da damar sağlığı için önemli olan elektrolit dengesine katkı sağlar. Kereviz burada tek belirleyici değil, bütünsel bir kalp dostu beslenme modelinin parçasıdır.
Kan Şekeri Dengesini Gözetenler İçin Uygundur
Kerevizin karbonhidrat içeriği düşük, lif oranı ise görece yüksektir. Bu bileşim, öğün sonrası kan şekerindeki hızlı yükselişleri sınırlamaya yardımcı olabilir. İnsülin direnci veya tip 2 diyabet takibi olan bireyler için kereviz; ara öğünlerde çiğ olarak, yoğurt ya da humus gibi protein kaynaklarıyla birlikte kullanışlı bir seçenektir.
Kemik Sağlığına Katkı Sunar
Kereviz, K vitamini bakımından zengin sebzelerden biridir. K vitamini kalsiyumun kemik dokusuna yerleşmesinde görev alan proteinlerin çalışması için gereklidir (TÜBER, 2022). Kereviz yaprakları, sapa kıyasla hem kalsiyum hem K vitamini bakımından daha yoğun olduğu için yaprakları da tüketmek bu katkıyı artırır.
Zihinsel Yorgunluğa Karşı Hidrasyon Desteği
Sıvı alımındaki küçük düşüşler bile dikkat ve konsantrasyonu etkileyebilir. Su içeriği %95’e yakın olan kereviz, gün içinde su içmeyi zor bulan kişiler için sıvı alımını sessizce artıran bir seçenek. Ara öğünde birkaç dal kereviz, hem hidrasyona hem de tokluk hissine katkı sağlar.

Kereviz Suyu ve Sapının Vücut Üzerindeki Etkileri
Kereviz suyu faydaları son yıllarda sık konuşulan bir başlık. Sıkma işlemi sırasında lifin büyük bölümü kaybolduğu için kereviz suyu, sapın kendisiyle birebir aynı etkiyi göstermez; buna karşılık su, potasyum ve flavonoid içeriği korunur. Kereviz sapı tüketiminde ise lif de tabloya dahil olur, bu yüzden ikisini birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olarak düşünmek daha doğru olur.
Karaciğer Fonksiyonlarını Destekleyebilir
Hayvan modellerinde kereviz ekstraktının karaciğer enzim değerleri ve yağlanma üzerinde olumlu etkiler gösterdiği bildirilmiştir (Kooti ve Daraei, 2017). İnsanlarda aynı etkiyi doğrulayacak yeterli klinik veri bulunmadığı için kereviz suyunu “karaciğer temizleyici” olarak değil, sebze tüketimini artıran bir içecek olarak konumlandırmak gerekir.
Cildin Nem Dengesini Korumaya Yardımcı Olur
Kerevizin neredeyse tamamen sudan oluşan yapısı, günlük sıvı alımına sessiz bir katkı sunar. Yeterli hidrasyon cilt bariyerinin nem dengesi için temel koşuldur; kerevizdeki A ve C vitaminleri de kolajen yapımı ve cilt yenilenmesi süreçlerinde görev alır.
İltihap Önleyici Etkiler Gösterebilir
Apigenin üzerine yürütülen hayvan çalışmalarında, bu flavonoidin eklem dokusundaki enflamasyonu azalttığı ve osteoartrit bulgularının şiddetini hafiflettiği gözlemlenmiştir. Araştırmacılar etkinin, bağışıklık sistemindeki aşırı enflamatuar yanıtların dengelenmesi (immünomodülasyon) yoluyla ortaya çıktığını değerlendirmektedir. Kereviz suyu ve sapı bu nedenle anti-inflamatuar beslenme düzenlerinde sık yer bulur.
Kereviz Suyu Nasıl Hazırlanır Ve Ne Kadar Tüketilir?
Kereviz suyunu hazırlarken sapları iyice yıkayıp yapraklarıyla birlikte kullanmak, besin ögesi kaybını azaltır. Katı meyve sıkacağı yerine blenderdan geçirip süzmemek de lifin bir kısmının içecekte kalmasını sağlar. Tadını yumuşatmak için yarım elma, salatalık ya da bir dilim limon eklenebilir.
Porsiyon konusunda ölçülü olmak gerekir: sağlıklı bireylerde günde bir bardak (200-250 ml) genellikle yeterlidir. Kereviz suyunu öğünlerin yerine koymak, protein ve yağ alımını düşürdüğü için önerilmez. Sıkıldıktan sonra bekleyen suda C vitamini kaybı hızlandığından, hazırladıktan sonra kısa süre içinde tüketmek en iyisi.

Kereviz Sapı Tüketiminde Doku Ve Pişirme Farkı
Kereviz sapının dış yüzeyindeki kalın lifler çiğ tüketimde ağızda rahatsızlık verebilir; sırt kısmını ince bir soyucuyla almak dokuyu belirgin şekilde yumuşatır. Sapı çok ince halka halinde doğramak da çiğnemeyi kolaylaştırır. Pişirmede tercih hafif buhar ya da kısa süreli sotelemedir; uzun süre haşlamak hem dokuyu hem mineral içeriğini olumsuz etkiler.
Kereviz Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Olası Yan Etkileri
Kereviz çoğu sağlıklı birey için güvenli bir sebzedir; yine de kerevizin olası yan etkileri bazı özel durumlarda göz ardı edilmemelidir.
Aşırı Tüketimde Mide Hassasiyeti Ve Şişkinlik
Lif alımının kısa sürede artması, hassas bireylerde gaz, şişkinlik ve mide rahatsızlığına yol açabilir. Özellikle çiğ kereviz veya yoğun kereviz suyu tüketimine küçük porsiyonlarla başlamak, bol su içmek ve porsiyonu kademeli artırmak bu şikayetleri azaltır.
Kereviz Alerjisi Ve Anafilaksi Riski
Kereviz, Avrupa Birliği gıda etiketleme mevzuatında (Regülasyon 1169/2011) bildirimi zorunlu 14 alerjen arasında yer alır. Alerji; sindirim şikayetleri, ağız ve boğazda kaşıntı ya da solunum sorunlarıyla kendini gösterebilir. Nadir olmakla birlikte, duyarlı kişilerde hayatı tehdit eden anafilaktik şok gelişebilir.
Kereviz tüketiminin ardından ani nefes darlığı, boğazda sıkışma ve ses kısıklığı; ciltte yaygın kurdeşen veya şişlik; şiddetli kusma ve karın ağrısı; kalp atımının hızlanması, tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi ya da bayılma gibi belirtiler görülürse vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Tansiyon İlaçlarıyla Olası Etkileşimler
Kerevizin diüretik etkisi ve kan basıncı üzerindeki olası katkısı, antihipertansif ilaç ya da idrar söktürücü kullanan bireylerde etkiyi beklenenden fazla artırabilir. Kan sulandırıcı kullananların ise kerevizdeki yüksek K vitamini nedeniyle tüketim miktarını sabit tutması önerilir. Bu gruplardaki bireyler, kereviz suyunu düzenli rutine katmadan önce hekimine veya diyetisyenine danışmalıdır.
Gizli Sodyum Yükü
Kereviz, sodyumu doğal olarak yüksek olan az sayıdaki sebzeden biridir; yaklaşık 40 gramlık bir sap ortalama 30 mg sodyum içerir. Tuz kısıtlaması gereken kalp, böbrek ve hipertansiyon hastalarının gün içindeki toplam sodyum alımını ve kereviz porsiyonunu birlikte değerlendirmesi gerekir.
Foto-Duyarlılık (Psoralen Etkisi)
Kereviz, güneş ışığıyla etkileşime giren psoralen adlı bileşikleri içerir. Psoralen içeriği yüksek besinlerin yoğun tüketimi cildin UV ışığına duyarlılığını artırabilir; duyarlı bireylerde çiğ kerevizle doğrudan temas bile ciltte lokal tahrişe neden olabilir. Hamilelikte ise kereviz tohumu ve konsantre kereviz özleri yerine sebzenin kendisini makul porsiyonlarda tercih etmek daha güvenli bir yaklaşımdır.

Kereviz Satın Alma, Doğrama ve Saklama İpuçları
Kerevizden beklenen besinsel verimi almak, doğru seçim ve doğru mutfak alışkanlıklarıyla mümkün olur:
- Seçim kriteri: Her zaman sert, sağlam ve dik saplı, canlı görünümlü kerevizleri tercih edin.
- Yaprak canlılığı: Yapraklar parlak ve taze yeşil olmalıdır; sararmış, pörsümüş veya kahverengileşmiş yapraklı kerevizlerden kaçının.
- Zamanında doğrama: Hava ile temas eden yüzeyde vitamin kaybı hızlandığı için kerevizi önceden doğrayıp bekletmeyin, tüketimden hemen önce doğrayın.
- Buharın gücü: Suda haşlamak yerine hafifçe buharda pişirmek, mineral ve antioksidan içeriğinin korunmasına yardımcı olur (TÜBER, 2022).
- Yaprakları atmayın: Kereviz yaprakları, bitkinin kalsiyum, potasyum ve C vitamini bakımından en zengin kısmıdır. Salatalarınıza ve çorbalarınıza mutlaka ekleyin.
- Saklama: Kerevizi nemini koruyacak şekilde buzdolabının sebzelik bölümünde, kağıt havluya sarılı olarak 5-7 gün saklayabilirsiniz.
Pratik Tarif: Portakal Kabuğunda Yoğurtlu Kereviz Salatası
Yoğurtlu kereviz salatası, kerevizi çiğ tüketmenin en pratik yollarından biridir. Orta boy bir kerevizi soyup rendenin iri tarafıyla rendeleyin. İki yemek kaşığı yoğurt, iki yemek kaşığı süzme yoğurt, isteğe göre ezilmiş sarımsak ve karabiber ya da kuru naneyi geniş bir kasede karıştırın. Rendelenmiş kerevizi bu karışıma ekleyip harmanlayın ve ortadan ikiye bölüp içini boşalttığınız portakal kabuklarına doldurarak servis edin.
Sıfır atık ipucu: Kalan kereviz saplarını atmayın; et, tavuk veya sebze suyu hazırlarken haşlama suyuna ekleyerek aroma ve lezzet katabilirsiniz.
Kereviz Mutfakta Nasıl Kullanılır?
Kerevizin en büyük avantajı, aynı sebzenin dört ayrı kısmının (sap, kök, yaprak, tohum) birbirinden farklı yemeklerde işe yaramasıdır. Aşağıdaki kullanım biçimleri, kerevizi haftada birkaç kez sofraya taşımayı kolaylaştırır.
Kereviz Çorbası
Kereviz çorbası faydaları arasında en öne çıkan, sebzenin haşlama suyuyla birlikte tüketilmesi. Böylece suya geçen potasyum ve suda çözünen vitaminlerin bir kısmı kaybolmaz. Krema yerine süzme yoğurt ya da patates püresiyle kıvam vermek, çorbanın doymuş yağ içeriğini düşük tutar. Servis sırasında üzerine kıyılmış kereviz yaprağı eklemek aromayı da besin değerini de yükseltir.

Zeytinyağlı Kereviz
Zeytinyağlı kereviz faydaları büyük ölçüde pişirme yönteminden gelir: zeytinyağının tekli doymamış yağ asitleri, kerevizdeki yağda çözünen A ve K vitaminlerinin emilimini destekler. Kereviz kökü, havuç ve patatesle birlikte az suda, kısık ateşte pişirilir; portakal veya limon suyu eklemek hem rengi korur hem C vitamini katkısı sağlar. Şeker eklemeden, portakal suyunun doğal tatlılığıyla pişirmek daha dengeli bir seçenek.
Kereviz Sirkesi Ve Turşusu
Kereviz sirkesinin faydaları konusunda insan çalışmaları sınırlıdır; bu nedenle sirkeyi bir tedavi aracı değil, salata soslarında tuz kullanımını azaltan bir lezzet unsuru olarak düşünmek daha doğru. Fermente kereviz turşusu ise probiyotik çeşitliliğine katkı sunabilir, ancak tuz içeriği yüksektir; tansiyon takibi olanların porsiyonu sınırlı tutması gerekir.
Kereviz Tohumu Ve Yaprağı
Kereviz tohumu faydaları çoğunlukla 3nB bileşiği üzerinden konuşulur; tohum ve tohum özleri konsantre olduğu için baharat düzeyinde (çorba, turşu, ekmek) kullanılması, kapsül formunda takviyeye göre daha güvenli bir yol. Kereviz yaprağının faydaları ise kalsiyum, potasyum ve C vitamini yoğunluğundan gelir: yaprakları salataya, çorbaya veya pestoya ekleyerek değerlendirebilirsiniz.
Kerevizin dört kısmının mutfaktaki yeri:
| Kısım | Öne Çıkan Özellik | En Uygun Kullanım |
| Sap | Yüksek su ve lif, düşük kalori | Çiğ salata, ara öğün, kereviz suyu |
| Kök | Nişastalı, doyurucu | Zeytinyağlı yemek, püre, fırın |
| Yaprak | Kalsiyum, potasyum, C vitamini | Çorba, salata, pesto |
| Tohum | 3nB ve uçucu yağlar | Baharat olarak, az miktarda |
Kereviz; düşük kalorili yapısı, yüksek su ve lif içeriği, potasyum ve K vitamini yoğunluğu ile apigenin ve luteolin flavonoidleri sayesinde mutfakta hak ettiğinden daha az yer bulan bir sebze. Sindirim düzeninden ödem yönetimine, kan basıncı dengesinden cilt sağlığına kadar birçok alanda destekleyici katkı sunabilir. Buna karşılık alerji riski, sodyum içeriği ve ilaç etkileşimleri gibi başlıklar kişiye özgü değerlendirme gerektirir. En doğru yaklaşım, kerevizi haftada birkaç kez çiğ veya hafif buharda pişmiş olarak dengeli bir tabağın parçası yapmak ve kronik rahatsızlığınız varsa porsiyonu diyetisyeninizle birlikte belirlemek.
Pratikte hedef basit: sapı çiğ olarak ara öğünlere, kökü zeytinyağlı yemeklere, yaprağı çorba ve salatalara, tohumu ise baharat rafına yerleştirmek. Kerevizi tek bir formda değil dört kısmıyla birlikte kullandığınızda, hem lezzet çeşitliliği hem de besin ögesi kazancı artıyor.
Kereviz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kereviz Suyu Her Gün İçilir Mi?
Sağlıklı bireylerde günde bir bardak (200-250 ml) kereviz suyu genellikle sorun oluşturmaz. Tansiyon veya kan sulandırıcı ilaç kullananların düzenli tüketim öncesinde hekimine danışması önerilir.
Kereviz Çiğ Mi Yoksa Pişmiş Mi Tüketilmelidir?
İkisi de faydalıdır. C vitamini ve enzim içeriği çiğ tüketimde daha iyi korunur; hafif buharda pişirme ise sindirimi kolaylaştırır ve mineral kaybını en düşük düzeyde tutar.
Kereviz Kilo Vermeye Yardımcı Olur Mu?
Kereviz tek başına kilo kaybı sağlamaz. Ancak kalorisi düşük, su ve lif içeriği yüksek olduğu için tokluk hissini destekler ve enerji kısıtlı beslenme düzenlerinde hacim kazandıran bir seçenektir.
Kereviz Sapı Ve Kökü Arasındaki Fark Nedir?
Sap daha çok su ve lif içerir, kalorisi daha düşüktür ve genellikle çiğ tüketilir. Kök (kereviz kökü) ise karbonhidrat oranı biraz daha yüksek, nişastalı ve yemeklik bir kısımdır; haşlama ve fırınlamaya uygundur.
Hamilelik Döneminde Kereviz Tüketilebilir Mi?
Sebze olarak makul porsiyonlarda tüketimi genellikle uygundur ve folat içeriği bu dönemde değerlidir. Kereviz tohumu, tohum yağı ve konsantre özlerden ise kaçınılması, tüketim planının hekimle birlikte belirlenmesi önerilir.
Kereviz Kolesterole İyi Gelir Mi?
Kerevizin çözünür lif ve flavonoid içeriği, kolesterol yönetimini destekleyebilir. Belirleyici olan tek bir besin değil, lif odaklı ve doymuş yağı sınırlı bütünsel bir beslenme modelidir.
Kereviz Suyu Ne Zaman İçilmelidir?
Belirli bir saat zorunluluğu yok. Sabah aç karnına içmek bazı kişilerde mide hassasiyeti yaratabildiği için, kereviz suyunu bir ara öğünde veya kahvaltının yanında tüketmek daha rahat bir seçenek.
Kereviz Böbrek Taşına Neden Olur Mu?
Kerevizin normal porsiyonlarda tüketimi sağlıklı bireylerde böbrek taşı riskini artırmaz. Böbrek yetmezliği ya da tekrarlayan taş öyküsü olanların potasyum ve sıvı planını hekimiyle birlikte belirlemesi gerekir.
Kereviz Yaprakları Yenir Mi?
Evet. Yapraklar bitkinin en besleyici kısmı sayılır; çiğ olarak salatada, kıyılmış halde çorba ve yemeklerin üzerinde kullanılabilir. Aroması sapa göre daha yoğun olduğu için az miktarla başlamak yeterli.
Kaynakça
Kooti, W., & Daraei, N. (2017). A review of the antioxidant activity of celery (Apium graveolens L.). Journal of Evidence-Based Complementary & Alternative Medicine, 22(4), 1029-1034.
Sowbhagya, H. B. (2014). Chemistry, technology, and nutraceutical functions of celery (Apium graveolens L.): An overview. Critical Reviews in Food Science and Nutrition, 54(3), 389-398.
Salehi, B., Venditti, A., Sharifi-Rad, M., ve ark. (2019). The therapeutic potential of apigenin. International Journal of Molecular Sciences, 20(6), 1305.
Madhavi, D., Kagan, D., Rappaport, I., & Randolph, R. K. (2013). A pilot study to evaluate the antihypertensive effect of a celery extract in mild to moderate hypertensive patients. Natural Medicine Journal, 5(4). (Küçük örneklemli pilot çalışma; kanıt düzeyi sınırlıdır.)
U.S. Department of Agriculture, Agricultural Research Service. FoodData Central: Celery, raw. https://fdc.nal.usda.gov
T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü (2022). Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2022). Ankara: Sağlık Bakanlığı Yayınları.
Avrupa Parlamentosu ve Konseyi (2011). Regülasyon (AB) No 1169/2011 – Tüketicilere gıda bilgisi sunulması, Ek II: Bildirimi zorunlu alerjenler.
Dünya Sağlık Örgütü (2012). Guideline: Sodium intake for adults and children. Cenevre: WHO.
EFSA NDA Paneli (2019). Dietary reference values for sodium. EFSA Journal, 17(9), e05778.





